Esir(!) olarak Kufe'ye gönderildi. ''Kufeliler ağlıyor, yas tutup, feryat ediyor. Öyleyse bizi kim öldürdü?'' sözleriyle Kufelilerin babası Hz.Hüseyin'e ihanetini vurgulamıştı. Kufe valisi Ubeydullah bin Ziyad acımasız bir adamdı. Onlara sert ve küstahça davrandı.
''Allah seni öldürmedi mi?'' diye bağırdı Zeynelabidin'e. 20 yaşındaki Zeynelabidin Ali bin Hüseyin'in verdiği veciz cevaplarla deliye dönen Ubeydullah bin Ziyad idam edilmesini emretti. Ancak halası Zeynep tekrar devreye girip çok rica edince Ubeydullah idam emrini geri çekti.
Diğer Ehl-i Beyt esirleri(!) ile birlikte Şam'a, I.Yezid'e gönderildi. Henüz 20 yaşındaydı. Yezid, politik olarak ve yaşanan korkunç katliamın halkta meydana getireceği tepkiden çekinerek sureten iyi davrandı onlara. İmam Zeynelabidin herkesi ağlatan müthiş bir konuşma yaptı.
Yezid, İmam Zeynelabidin'e bu konuşma iznini verirken çok zorlanmıştı. ''Cesaretin varsa dinle ve dinlet'' diyerek söz talebinde bulunan İmam Zeynelabidin'in bu talebini geri çevirememişti. İmam Zeynelabidin'in bu vaazını bulup okuyun derim. Ancak Hz.Ali'nin torunu böyle konuşur.
''Ben Mekke'nin, Safa ve Merve'nin ve Zemzem'in oğluyum...'' diye başlayan, belagati son derece yüksek bir konuşmadır. İmam Zeynelabidin'in bu konuşmasını Şam'da binlerce kişi hıçkırıklara boğularak dinlemişti.
Yine aynı şekilde Hz.Ali'nin(ra) kızı olan Hz.Zeynep'de Yezid'in sarayında herkesi susturan ve tarihe geçen muazzam bir konuşma yapmıştı. Bu feci hadiselerde İslam öncesinden başlayıp, Bedir Savaşı'na, Haşimi / Emevi rekabetine uzanan izler, etkiler var tabi.
Bedir Savaşı'ndaki teke tek vuruşmalarda (mübareze) Haşimilerden Ali / Hamza / Ubeyde ve Emevilerden Utbe / Velid / Şeybe karşı karşıya gelmiş ve üçü de öldürülmüştü. Kuşkusuz bu onlar için büyük bir travmaydı. Hz.Hamza'nın(ra) Uhud'da şehit edilmesi için gösterilen gayret gibi..
Yezid, Şam'daki esir(!) Ehl-i Beyt üyelerini bir süre zorunlu misafir(!) ettikten sonra, Kerbelâ'da yağmalanan mallarını da tazmin ederek ve çeşitli hediyeler vererek Medine'ye dönmelerine izin verdi. İmam Zeynelabidin Ali bin Hüseyin Medine'de kendini tamamen ilme verdi.
Siyasetten, gündelik politik gündemlerden uzak tuttu kendisini ve özellikle hadis ilmi konusunda ileri gelen alimlerden biri oldu. Malik bin Enes, ''bilgi dolu bir denizdi'' der onun için. Medine'nin o dönemki büyük alimleri Ez-Zuhri ve Said bin Museyyeb övgüyle söz eder ondan.
Loading suggestions...