3710. Zülkarneyn, Kaf dağına gitti… o dağın saf zümrütten olduğunu gördü.
Bütün âlemi halka gibi çepeçevre çevirmişti… Zülkarneyn, o dağı görüp şaşırdı.
Dedi ki: Sen dağsan öbür dağlar ne? Onlar senin yanında bir oyuncak âdeta!
Bütün âlemi halka gibi çepeçevre çevirmişti… Zülkarneyn, o dağı görüp şaşırdı.
Dedi ki: Sen dağsan öbür dağlar ne? Onlar senin yanında bir oyuncak âdeta!
Kaf dağı dedi ki: O dağlar, benim damarlarımdır… onlar, güzellikte, alımda bana eş olmazlar.
3715. Benim her şehirde gizli bir damarım vardır… âlemin çevresi damarlarıma bağlıdır. Tanrı, bir şehirde yer deprentisi yapmak isterse bana söyler, ben oraya varan damarı oynatırım.
3715. Benim her şehirde gizli bir damarım vardır… âlemin çevresi damarlarıma bağlıdır. Tanrı, bir şehirde yer deprentisi yapmak isterse bana söyler, ben oraya varan damarı oynatırım.
O şehre ulaşan damarı kahırla oynattım mı orada yer deprenir.
Tanrı yeter deyince damarım yatışır… durur görünürüm ama daima işteyim ben!
Merhem gibi dururum ama hayli iş görürüm… akıl gibi hani; o da durur ama söz, ondan doğar, harekete gelir.
Tanrı yeter deyince damarım yatışır… durur görünürüm ama daima işteyim ben!
Merhem gibi dururum ama hayli iş görürüm… akıl gibi hani; o da durur ama söz, ondan doğar, harekete gelir.
3720. Fakat bunu aklı kavramayana göre yer deprentisi yerdeki buharlardan olur.
Loading suggestions...